Dünyanın kumu tükeniyor

İnsanlar, plajları ve uçsuz bucaksız çölleri gördüklerinde makul bir sebeple kumun sınırsız bir kaynak olduğunu düşünebilirler ancak Science Dergisi'nde yeni yayınlanan bir çalışmaya göre küresel kum kaynaklarının aşırı kullanımı çevreye zarar veriyor, kıtlığa neden oluyor ve toplulukları tehlikeye atarak çatışmaları teşvik ediyor. Hızla artan talep ve dizginlenemeyen kum madenciliği bir araya geldiğinde, diğer doğal kaynaklarda olduğu gibi kıtlığın oluşmasına sebep oluyor. Birçok güçlü kanıtın gösterdiği üzere çok sayıda bölgenin kumu giderek azalmaya başladı.
Konu size hâlâ kritik görünmediyse şu bilgiyi de verelim: Muhtemelen haberiniz yoktu ama kum ve çakıl taşı, fosil yakıtlar ve biyokütleyi de aşarak (ağırlığa göre) şu an dünyanın en çok çıkarılan maddeleri durumunda. Buna çok da şaşırmamak lazım; çünkü kum, çimentonun, camın ve elektroniğin kritik bileşeni. Muazzam miktarlarda kum, arazi ıslahı, kaya gazı çıkarılması ve sahil yenileme programları için çıkarılıyor. Son dönemde meydana gelen Houston, Hindistan, Nepal ve Bangladeş selleri, küresel kum talebinin biraz daha artmasına sebep olacak.
Kum, geleneksel olarak yerel bir kaynak. Ancak bölgesel kıtlık ve yasaklar sebebiyle bazı ülkeler küresel emtialara dönüşüyor. Bu sebeple kumun uluslararası ticaretinin değeri son 25 yılda neredeyse 6 kat arttı. Kum madenciliğinden elde edilen kâr bu rantı teşvik ediyor. Kum rekâbetinden kaynaklanan şiddete bir tepki olarak Hong Kong hükümeti 1900’leri başlarında kum madenciliği ve satışı üzerine bölgesel bir tekel oluşturdu ve bu 1981’e kadar devam etti. Bugün, Hindistan, İtalya ve başka ülkelerdeki yasadışı gruplar kum ve toprak ticaretini idare ediyor. Singapur’un yüksek miktardaki kum ithalatı, ülkeyi Endonezya, Malezya ve Kamboçya ile anlaşmazlığa düşürdü. Yani, görüldüğü üzere kum önemli bir rant kaynağı ve göz önünde olmayan bir sorun.
Bu aşırı kum sömürüsü, kum çıkarılan bölgelerdeki kum kaynaklarının giderek azalmasına sebep oluyor. Yoğun kum çıkarma sebebiyle nehirler ve kıyı ekosistemleri fiziksel olarak değişime uğruyor ve bu da erozyonlara sebep oluyor.
Ayrıca araştırmalar gösteriyor ki, kum madenciliği operasyonu, balıklar, yunuslar, kabuklular ve timsahlar dahil çok sayıda hayvan türünü de etkiliyor. Bu durumdan tek etkilenen hayvanlar da değil. Kum madenciliği insanların geçim kaynaklarının olduğu alanları da ciddi olarak etkiliyor. Artan erozyon sebebiyle plajlar ve sulak alanlardaki kıyı bölgeleri seller ve dalgalara karşı daha savunmasız hale geliyor. Bu da o bölgelerde yaşayan insanları doğrudan etkiliyor tabi ki.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın sayesinde medyanın konuya olan ilgisi artıyor ama hâlâ sorunun ölçeği yaygın olarak anlaşılabilmiş değil. Kumun yaygın, kolay bulunan ve çıkarılan bir kaynak olması da onunla ilgili düzenlemeler yapmayı zorlaştırıyor. Sonuç olarak kum üretim ve tüketiminin küresel sonuçları konusunda çok az şey biliniyor.